Her daim taze, her daim yeşil, her daim mavi... Çeşme-Dalyan'dan üç meyhane



Adı üzerinde kurulduğu günden bu yana balıkçı teknelerine ev sahipliği yapan Dalyan, son yıllarda ünlü isimlerin akın etmesiyle birlikte yıldızı bir kez daha parlayan Çeşme’nin vazgeçilmez köşelerinden biri. Bütün gününü plajda geçiren tatilcilerin gece barlara gitmeden önceki “durağı” ya da ağzının tadını bilen lezzet avcılarının “mekanı” olan Dalyan, Çeşme’de “balık” denildi mi akla gelen ilk yer (Balık yemek için Dalyan’a gidemeyen İzmirliler Kordon ile yetiniyor demek yanlış olmaz aslında). Mübadelenin ardından Balkanlardan gelen Türklerin yerleştiği eskinin Rum balıkçı köyü şimdinin mahallesi Dalyan, kıyıya bağlı balıkçı tekneleriyle iç içe geçmiş yan yana dizilmiş balık restoranları ile halen o özelliğini ve güzelliğini koruyor.

İçeri doğru kıvrılarak binlerce yıldır tekneleri kucaklayan Dalyan’ın deniz girişinden itibaren yan yana sıralanan 10 balık restoranı bulunuyor. Bunların hepsinin kendine has özellikleri var; en büyük ilkeleri bu özelliklerinin dışına kesinlikle çıkmamaları. Belki de Dalyan’ı ve Dalyan’daki balık restoranlarını vazgeçilmez kılan da budur? Ancak sebep ne olursa olsun Dalyan damak tadına önem veren lezzet avcılarına yılın her mevsimi, günün her saati başta deniz mahsulleri olmak üzere otlardan oluşan sayısız mezeyi sunan muhteşem bir cennet köşesi.

 

Sülo’nun Yeri: “Güleryüz, memnuniyet ve muhabbetin yeri”

Dalyan meydanına geldiğinizde ilk karşılaştığınız mekan olan “Sülo’nun Yeri”, 12 yaşında Dalyan’ın en eski balık restoranında çalışmaya başlayan Süleyman Tonga tarafından 1992 yılında kurulmuş. Süleyman Bey, restoranı kendisi gibi çekirdekten yetişme balık restorancı kardeşi Faruk Tonga ile birlikte işletiyor.

Doğma büyüme Çeşmeli Süleyman Bey, askere gidene kadar Dalyan’ın en eski balık restoranında deyim yerindeyse her işi yapıyor, askerden döndükten sonra da hayalindeki iş olan kendi restoranını açıyor. Sülo’nun Yeri’ni açtığında Dalyan’da 4 ya da 5 balıkçı restoranı olduğunu belirten Süleyman Tonga, “Benim en büyük kazancım müşterilerimin memnuniyeti. Akşam mesaisine önlüğümü takarak başlarım. Mutfakta 16 yıldır birlikte çalıştığım 3 ustam var ancak ne zaman ne olacağı belli olmaz. Zaman gelir ocağın başına geçmek gerekir zaman gelir meze dolabını idare etmek gerekir. Kasada oturmak benim işim değil. Her gece en az iki kere masaları tek tek gezer müşterilerimle sohbet ederim. Bu yüzden müşterilerimin yüzde 90’ı müdavimlerden oluşuyor. Her insan gittiği yerde güleryüz ve ilgi görmek ister. İnanın bu bazen yediği balığın ya da mezenin lezzetinden de öne geçiyor. O yüzden de bizde kural herkesin restorandan mutlu ayrılmasıdır” diyor.

Sülo’nun Yeri’nde başta deniz mahsulleri olmak üzere restoranda kullanılan bütün ürünlerin yerli olmasına özen gösteriyorlar. Süleyman Tonga bunun özellikle altını çiziyor: “Balıkları ben seçerim pazara kardeşim gider. Hepsini tek tek dokunarak seçeriz. Lezzetimizin en büyük sırrı budur. Buna uzun yıllardır birlikte çalışan 20 kişilik ekibi, güleryüzü, muhabbeti ekliyoruz”

Sülo’nun Yeri her gün müşterilerine 25 soğuk meze, 15 deniz ürünü ara sıcak ve balıklardan oluşan bir menü sunuyor. 5 Çeşit otun kullanıldığı ot kavurma, ahtapot ızgara, karidesli kadayıf sarma, balık lokum, güveçler, kaşarlı kalamar, levrekten balık kavurma en çok istenilen ve beğenilen lezzetlerin başında geliyor. Bunların yanı sıra müşterilere kahvaltıda gözleme, akşam servisinde de dondurmalı İzmir lokması sunuyorlar. Süleyman Bey, gözleme ve dondurmalı İzmir lokmasının Dalyan’da başka bir restoranda bulunmadığının altını özellikle çiziyor.

Yapılacak tadilatın boyutlarına göre Kasım ya da Aralık’a kadar açık olan Sülo’nun Yeri’nin yazlık kapasitesi 250- 300 kişi ve kendi otoparkı olan tek işletme. Sabah 08.00’da açılan restoran 09.00’dan itibaren kahvaltı servisine başlıyor. Bahçede bulunan büyük ağacın gölgesi gün içinde sohbet etmek isteyen müşterilere hizmet veriyor. Yemek servisi gece 23.00’de biten Sülo’nun yeri 02.00’de kapanıyor.

 

Köşem Emin’in Yeri: “Tescilli gıda”

Adını binanın köşebaşında olmasından alan Köşem Emin’in Yeri, kıraathane iken 1981 yılında baba Emin Algan tarafından balık restoranına dönüştürülmüş. Dalyan’ın en eski 2. restoranı. Bugün ikinci kuşak olan Aytaç ve Atahan Algan kardeşler tarafından yönetiliyor. “Bütün işleri çocuklara devrettim” diyen baba Emin Algan akşamları eşi ile birlikte köşedeki masalardan birinde misafirlik yapıyor.

Babadan kalma restoranı işletmekten büyük bir keyif aldıklarını ifade eden Aytaç Algan ise “Kardeşim Atahan ile birlikte kendimizi bildiğimiz günden beri restorandayız. Küçükken altımızda tahta kola kasası tezgah başında ekmek kızartmaktan masaları temizlemeye kadar her işi yaptık. Çekirdekten yetiştik. Hiçbir zaman aklımızda başka bir iş yapmak olmadı. Bütün amacımız  babamızın kurup bugüne kadar getirdiği restoranı daha ileriye götürmek” diyor.

Dalyan’ın tek TS 22000 Güvenli Gıda Üretim Sertifikası’na sahip Köşem Emin’in Yeri aslında balık restoran olarak kurulmuş ancak özellikle bu sezon işler meze ağırlıklı gidiyor. Müşterilere hepsi her gün yeni baştan yapılan 80 çeşit soğuk meze sunuluyor. En gözdesi bulgur, zerdeçal, taze soğan, yoğurt ve çörekotundan oluşan “Tiryaki Meze”. Deniz ürünlerinden ise levrek lokum, deniz ürünlü kadayıf dolma, deniz ürünlü patlıcan kebabı. Beğendili ahtapot ve beğendili karides ise pek duyulmamış, masadaki müşteri tarafından en başta biraz şüphe ile yaklaşılan ancak tadıldıktan sonra ikincisi istenilen mezeler. Restoranın en iddialı olduğu konu ise salata. Salatanın iddiası yapılış şeklinden ve zeytinyağı-limon oranının iyi ayarlanmasından geliyor. TS 22000 Güvenli Gıda Üretim Sertifikası’nı geçen yıl aldıklarını dile getiren Aytaç Algan, “Bu sertifikayı almaktaki amacımızın kökeninde de işimizi daha ileriye götürmek yatıyor. Sertifika nedeniyle onaylı olmayan hiçbir ürünü mutfağımızda kullanamıyoruz bu da maliyetimizi arttırıyor ancak müşterimizin memnuniyeti her türlü maliyetin üzerinde. Bizim için önemi olan bu” diyor.

Köşem Emin’in Yeri’nin tadilat olmadığı sürece yılın her mevsimi açık.  Atahan Algan toplamda 350 kişi kapasiteli olan restoranın müşterilerinin büyük bölümünü müdavimlerin geri kalan kısmının ise eş- dost tavsiyesi ile gelenlerin oluşturduğunu anlatarak “Kalabalığı gören de geliyor, duyan da geliyor. Yaz akşamları haftaiçi ortalama 150 kişiyi ağırlıyoruz. Haftasonları ayakta kalma ihtimali yüksek. Bu nedenle müdavimlerimize rezervasyon yaptırmalarını öneriyoruz” diye uyarıyor. Restoran Dalyan’ın denizden girişine yakın olduğu için kıyıda oturduğunuz yerden açık denizi izlemek, açık denizden gelen esintiyi hissetmek insana gerçekten büyük bir keyif veriyor.

 

Levent’in Yeri: “Bitti mi yenisi yok”

Balıkçı amca Levent Atasoy tarafından 32 yıl önce kurulan, bugün 3. kuşak kuzenler ve kardeşler tarafından işletilen Levent’in Yeri’nde belki de en çok duyacağınız söz “Bitti mi yenisi yok”. Çünkü eğer o gün eldeki malzemeden 20 porsiyon çıkıyorsa 21. kesinlikle yapılmıyor, müşteriye “Kalmadı” demekten çekinmiyorlar.

Mezeleriyle meşhur olan Levent’in Yeri, 2013 yılında bir lezzet devrimi yaşamış. O günden bu yana tütsülü balık, isli balık, balık sucuk, balık pastırma gibi başka yerlerde pek rastlanamayacak ürünleri tatmak mümkün. Üstelik bu ürünler 3 ayı bulan zahmetli ve uzun hazırlama sürelerine rağmen işletmenin aşçıları tarafından yapılıyor. Sucuk ve pastırma yapılacak balıklar önce güneşte kurutulup ardından çeşitli işlemlerden geçtikten sonra müşterinin masasına geliyor. Okyanus böreği, balık mantı, şarap soslu ahtapot, deniz mahsüllü paşa böreği, orkinostan yapılan balık tandır, balık köfte, arapsaçlı kalamar en çok aranan yiyecekler. Salata kalp şeklinde geliyor. Mezelerin ve ara sıcakların sayısı da ustanın hayal gücüyle sınırlı. Restorandaki her şeyin günlük olduğunu söyleyen Mehmet Atasoy, “Masalara koyduğumuz begonvil bile akşamüzeri toplanır taze taze masaya konur. Bizi tercih eden müşterilerin büyük bölümü her şeyin günlük, taze olduğunu bilirler. Zaten gelenlerin yüzde 99’u müdavim. Bunların yanında tavsiye üzerine gelenlerin sayısı da azımsanamayacak kadar çok” diyor

08.00-02.00 arası hizmet veren Levent’in Yeri de Dalyan’ın yaz kış açık restoranlarından biri. Yazın 350, kışın 100 kişiye hizmet veren işletme kışın haftasonları kuzine başında yapılan fasılları ile meşhur.