Nevizade’de yeni bir ocakbaşı: Babel 2



Taksim’in kendine has iki sokağı Mis ve İmam Adnan’ın kesiştiği noktaya kurulan Babel Ocakbaşı neşesini, lezzetini ve muhabbetini Nevizade’ye de taşıdı. Mekan ikinci şubesi Babel 2 ile artık Nevizade’de de arz-ı endam ediyor. Hem de ne arz-ı endam: artık sokakta da ocakbaşında da kontenjan bir hayli geniş. İki yönlü, geniş, ferah terası da cabası…

Zamanında çeşitli mekanlarda garson olarak çalışan dört arkadaşın emeklerini ve heveslerini birleştirerek kurduğu Babel’in işletmecileri yine aynı ekipten. Arif Usta da diğer ortaklar da hem mutfakta, hem de masalarda, muhabbette. Arif Usta iki mekan arasında dokuduğu mekiklerin enerjisini şöyle anlatıyor: “Müşterilerimiz artık dostumuz, ahbabımız… Bu mekanı kurarken nasıl rahat edeceklerine odaklandık en çok. İlk şubede de oldukça mutluyduk; ama misafirlerimiz yerin darlığından biraz şikayet eder oldular. Açıkçası misafirlerimizin, müdavimlerimizin ne kadar arttığının da o zaman farkına vardık. Gerçekten de geniş salon, akşam sokağa taşan masalar müdavimlerimize yetmez olmuştu. Biz de burayı kurduk.”

Bir müdavim mekanı Babel Ocakbaşı. Beyoğlu aşıklarından, Mis Sokak ve İmam Adnan Sokağı sakinlerinden ve Arif Usta’nın dostlarından oluşan kalabalık tanış kitle. Tanışlıkları bazen Beyoğlu’nun muhtelif sokaklarından bazen de Babel’den… Babel’de buluşanlar, birbirinin halini hatrını soran, yan masaya gelen doğum günü pastasına hep birlikte tezahürat eden nevi şahsına münhasır bir kitle. Arif Usta’nın yeni mekanı da dolduracağına olan güveni boşuna değil.

Nevizade’nin sokaktan geçeni de sokağa yerleşeni de değiştiren, dönüştüren gizemli bir ruhu var. Nevizade’deki meyhaneciler birbirine benzer; müdavimleri de öyle… Her mekanın kendine özgü lezzet ve eğlence anlayışı vardır. Ama Nevizade bütün bunları sağaltır ve kendi havasına uyumlu hale getirir. Arif Usta’yı da es geçmemiş bu hava. Enerjisine enerji katmış Nevizade. Birer dakika arayla salonda, terasta ya da ocakbaşında görebilirsiniz Arif Usta’yı. Ola ki aniden ortalıktan kaybolduğunu fark ettiğinizde bilin ki artık yürüme şekli haline gelen koşar adımlarıyla diğer şubeye gitmiştir. Meslekteki otuz yılın ardından bunca enerji nereden geliyor olarbilir? Arif Usta’ya bağlanıyoruz: “İşimiz yorucu, ama ocakbaşı kültüründe interaktiflik esastır. Politikadan edebiyata, memleket meselelerinden müziğe, konudan konuya atlarız ocakbaşına kurulan müdavimlerimizle. O konu nasıl açıldı, nasıl kapandı da diğer bir konuya geçildi, ne ben farkına varırım ne de müdavimlerimiz. Bu bir çeşit terapi bence. İş başı yaptığım zaman bir önceki gecenin yorgunluğunu taşıdığımı hiç hatırlamıyorum mesela. Bu terapi değil de nedir?”

Babel Ocakbaşı’nın çekirdekten yetişme bütün ortakları, fiyatların gece sonundaki yüz ifadeleriyle orantısının farkında. Fiyatların ortalamanın hep altında seyretmesinin temel nedenlerinden biri bu. Arif Abi’nin sözü durumun mottosu: “Gece boyunca eğlenenin eğlencesine küçük bir kağıt parçasıyla ket vurmayacaksın!” Küçük bir kağıt dediği, adisyon. Ve önem sırasının en sonlarında. Terapi bu sonuçta; hem müdavimleri hem de Arif Usta için…

Konuşlandığı tarihi binanın her beş katını da yeniden elden geçiren Babel’in ikinci ve üçüncü katları sokağın kendine has uğultusundan azade, sessiz. Arif Usta onları daha kapalı toplantı ve kutlamalar için düşünmüş, tasarlamış. Salonlar bir hayli geniş. Toplantı ciddiyetiyle başlayıp keyifli fasıllarla nihayetlenen buluşmalar için birebir. Mekanın terası ise şimdiden kapış kapış. Yer bulabilmek için rezervasyona yüklenmek şart…