2017’nin en çok tıklanan meyhaneleri



2017’de Meyhanedeyiz.biz’de en çok tıklanan meyhanelerin listesini burada bulabilirsiniz. Bakalım 2018’de ve sonrasında bu listeye hangi yeni meyhaneler eklenecek?

1- Piraye Taş Plak

Kadıköy / İstanbul

Kadıköy’ün en yeni meyhanelerinden biri olan Piraye, Rıza Paşa Çıkmazı’nda, harabe bir bahçeyi elden geçirip ihya eden Talat Yaman tarafından açıldı. İsmiyle müsemma, bu taş plak meyhane, daha girişindeki taş plaklar ve sanatçıların fotoğrafları ile karşılıyor sizi. Efsane futbolcu Metin Kurt’un son günlerine kadar müdavimi olduğu bu meyhane, Kurt’un anısına, her zaman oturduğu masayı “Metin Kurt köşesi” olarak ayırmış. Metin Kurt’un bakıştığı diğer köşede ise, Turgut Uyar’dan Cemal Süreya’ya, Ahmet Kaya’dan Tezer Özlü’ye portreler sıralanmış taş duvarlarda. Antika eşyalarla süslenmiş köşeler de tarihi atmosfere katkı sunuyor. Geniş bahçesini kaplayan ağaçlara eşlik eden kuş sesleri doğal bir musiki ortamı yaratırken, masalara bir huzur siniyor. Piraye’nin menüsü de bir hayli zengin. Muhammara, pastırmalı humus ve işkembe salatası şefin tavsiyesi. Ve tabi fonda, geniş bir koleksiyona sahip olan Talat Yaman’ın taş plak kayıtları.

2- Haydarpaşa Mythos

Haydarpaşa / İstanbul

Dünya gotik mimarisinin İstanbul’daki bekçisi, Anadolu’yu İstanbul’a taşıyan anılarla dolu Haydarpaşa Garı 1908’de inşa edildiğinde, Haydarpaşa Gar Lokantası da akabinde devreye giriyor. 1964’ten bu yana ise, bugünkü haliyle, yani bir meyhane olarak Sözübir ailesi tarafından işletiliyor. Şimdi dümen üçüncü kuşakta. Kentin tam ortasında olmasına rağmen, kentin gürültüsünü duymayacağınız ama bir fotoğraf gibi karşınızda beliren Kadıköy ve Tarihi Yarımada manzarasıyla İstanbul’un en güzel manzaralarına sahip noktalardan biri Haydarpaşa Gar Lokantası. Çinili duvarları ve boydan boya eski İstanbul fotoğraflarıyla karşılıklı oturuyor ve 110 yılda bu geniş sütunlara kimler dokunmuş, ceviz ağacı masalarda kimler oturmuş diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bu güzel manzaraya şahit olmak isteyenler arasında Selim İleri, Candan Erçetin, Ayşegül Aldinç, Cem Yılmaz gibi müdavimler var. Yakın zamanda ise Urla’nın konsept mekânlarından Mythos ile ortaklığa giderek, Urla’nın ve Mythos’un mezeleriyle sofralarını zenginleştirdiler. Levrek lokma, Girit ezme, Arnavut biberli patlıcan ezme, yaprak ciğer en beğenilen lezzetleri.

3- Endülüs Meyhanesi

Alsancak / İzmir

Alsancak’ın meşhur Dönerciler Sokağı’nda, 1997’den beri hizmet veriyor. Adını İspanya’nın tarihte önemli bir yeri olan Endülüs bölgesinden almış. İşletmecisi Şinasi Daşdemir inşaat işiyle uğraşırken kendini bir anda eğlence sektöründe buluverdiğini söylüyor. Ama Endülüs ile Ege’nin incisini ustaca buluşturduğu aşikar, mekânı buram buram Akdeniz kokuyor. Ahşap dekorasyonu zemin katta bulunan meyhaneye sıcak bir ortam kazandırmış. Beyaz, Sıla, Selami Şahin, Hakan Altun gibi ünlü müdavimleri var. Zamanında dünyaca ünlü pan flütçü Zamfir’i de konuk etmiş. Kış sezonunda bir hafta önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Biber tarator, yaprak sarma ve közde patlıcan en sevilen mezelerinden. Yahya Kemal’in ölümsüz şiirinden Münir Nurettin’in bestelediği “Endülüs’te Raks” şarkısı meyhanenin duvarlarına sinmiş adeta. Türk sanat müziğinde, özellikle fasılda iddialılar.

4- Eleos

Beyoğlu / İstanbul

Yeşilköy Eleos'tan sonra açılan ikinci şube Beyoğlu Eleos, ilki kadar nam salmış olmasa da, Haliç'ten Boğaz'a panoromik manzarası, mavi beyaz Yunan mekanı havası, büyük masaları, ilgili garsonlarıyla yavaş yavaş bildik bir İstanbul meyhanesi olmaya başladı. Alex Karaköse, Ercan Erdoğan ve Evren User ortaklığında hizmete açılan Eleos'un alameti farikası solda Haydarpaşa'ya, sağda Topkapı Sarayı'na kadar uzanan deryaya selam vermekte yatıyor. Rum meyhanesi olarak anılabilecek bir mekan olan Eleos; İstanbu’l’a Ege lezzetlerini, Yunan mezelerini ve müziğini taşımaya çalışmış ve başarmış da. Bu sebepledir ki, haftanın çok günü rezervasyonsuz yer bulmak mümkün değildir... Mutfağa gelince; Öncelikle ot mezeleri çok başarılı. Deniz mahsullerinde iddialı bir meyhane ancak et çeşitleri de var. Ayvalık usulü dere otlu kabak kızartması enfes. Midye kavurması, saganakisi Yunan adalarından tabağınıza düşmüş gibi... Istakoz kavurma ise şefin tavsiyesi. Manzarasını da hesaba katarsanız birçok açıdan ‘doyacağınız’ bir gece için güzel bir mekan Eleos...

5- Ali Haydar İkinci Bahar

Samatya / İstanbul

Samatya’nın kalbinden doğan TV dizisi “İkinci Bahar” için, mahalledeki renkli ortamı yansıtmak, ilişkileri anlatmak amacıyla küçük bir model olarak tasarlanan, kurmacadan çıkıp ete kemiğe bürünen ve bu yansımayı günümüzde de devam ettiren bir mekân. 1998 yılında dizi için inşa edilen bu yapı, 2005 yılından itibaren Ali Haydar Usta tarafından tıpkısının aynısı biçimde hizmete açılmış. İki katlı yapının zemin katındaki ocakbaşında yeriniz hazır. Hemen yanında Antep yöresi ağırlıklı mezelerin hazırlandığı büyük bir mutfağı var. Buradan çıkan köpoğlu mancası, maş piyazı ve “Hanım’ın Mezesi”ni aynı anda bulabileceğiniz bir başka yer yok. Duvarları süsleyen Türkan Şoray’lı, Şener Şen’li karelerle, kendinizi kâh bir mahalle meyhanesinde kâh bir dizi setinde hissedeceksiniz. Güzel havalarda meydana bakan kapı önünde, fasıl eşliğinde oturmak mümkün.<

6- Şamdan Mey-Hane

Beyoğlu / İstanbul

Şamdan Mey-Hane, Türk ve dünya mutfaklarından oluşan zengin ve leziz menüsünü Pera’nın tarihi dokusu ve büyüleyici manzarasıyla sunuyor. Şamdan Mey-hane farklı tarzı ve birbirinden lezzetli İstanbul mezeleri ile konuklarını bekliyor. Pera’nın tarihi dokusu ve büyüleyici manzarasına dekoruyla da ayrı güzellik katıyor. Mezeleri günlük ve çok lezzetli. Buraya gelen konuklarla işletmeci bire bir ilgileniyor, garsonlar ise çok güler yüzlü, servis hızlı. İstanbul’un en güzel manzaralarından birinde güzel bir akşam geçirmek isterseniz Şamdan Mey Hane tam size uygun bir mekan.

7- Despina’nın Meyhanesi

Kurtuluş / İstanbul

Kurtuluş, Madam Despina’nın meyhanesindeki lezzet ve muhabbetle anılan bir semt idi yarım yüzyıl evvel. Öyle ki, Türkiye’nin ilk kadın meyhane işletmecisi olarak bildiğimiz Madam Despina’nın mezeleri, zamanla şehrin çeşitli meyhanelerinde “Despina” adıyla sunulur oldu. Gökçeadalı Despina Kanlı’nın yarattığı bu mahalle meyhanesinin tadını bugün tam olarak alabiliyor muyuz? Kim bilir belki de yıllara yenilen ve aramızdan ayrılan sadece Madam Despina değil, o günlerin zerafetiydi de. Son yirmi yıldır Despina’dan geriye kalanı Despina’yı anarak kadehlerine taşıyan müdavimler, işletme el değiştirse de alıştığı kapıdan geri durmuyor. Mutfağa ve menüye pek dokunulmamış. Madam’ın fotoğrafına karşı iki tek atmak isteyenler, dekorasyonu, muşamba örtülü masaları, tadı, lezzeti, minik bahçesi, tarih kokan duvarlarıyla tipik Rum meyhanesi olan Madam Despina’da her akşam geçmişi yad ediyor. Aşçısı hâlâ aynı, Mustafa Usta. Despina’yla birlikte çalışmışlığın verdiği güvenle sunuyor mezelerini. Yoğun sıcak mezelerle boğmuyorlar masayı. Kuzu ciğeri meşhur, Rum usulü pilakisi enfes, haydarisi eski usul demlendirilmiş. Yaklaşık yirmi beş-otuz çeşit mezesi bulunuyor. Hafta sonları fasıl ekibi de kulağınızın pasını alıyor.

8- Galata Akın Balık

Karaköy / İstanbul

Haliç kenarında, Perşembe Pazarı’nın girişinde, balıkçı tezgâhlarının hemen arkasında. Yeşillikler arasındaki renkli ve ahşap masaları, alttan gelen sanat müziği ile bir sahil kasabası havası yaratılmış. Lakin hemen yanı başınızdaki manzara ve kalabalık, İstanbul’un göbeğinde olduğunuzu hemen hatırlatıveriyor. Butik otele çevrilen eski bir hanın bahçesinde hizmet veriyor. Balıklar her daim taze. Sarma levrek içerisine konulan karides ve üzerine kaşarlı domatesli sosla hazırlanan spesiyal levrek, Girit usulü ahtapot ızgara, fener kavurma ve akya şiş öne çıkan lezzetler. Kışın yapılan balık çorbası da not edilmeli. Kalamar, biber borani, deniz börülcesi ve közde patlıcan gibi lezzetli mezeler de mevcut. Açık hava mekânı olması nedeniyle soğuk havalarda yaşanabilecek problemler, masa altlarına konulan mangallar sayesinde aşılmış. Şehirde nam salmış salaş bir yer Akın Balık.