Denizden lezzetleriyle öne çıkan meyhaneler



Balık sezonu yaklaşıyor, şunun şurasında Eylül’e kaç gün kaldı ki? Menülerinde deniz mahsulleri olan meyhanelerde de şimdiden bir bayram havası ve mutfaklarında bunun telaşı var. Derya kuzularıyla birlikte çifte bayram yaşayacak olan meyhanelerin bir listesini yapalım dedik. Her birinin spesiyali kendine özel, çeşit çeşit, tat tat… İşte sizler için seçtiğimiz, farklı şehirlerden balık üzerine ustalıklarını konuşturan meyhanelerden birkaç tanesi. Tabii ki sayıları bu kadar az değil. Devamı için sitemizdeki meyhane arama motorundan faydalanabilirsiniz.

Urla’nın en bilinen restoranlarından biri. 20 yılı aşkın bir süredir hizmet sunuyor. İlk açıldığında menüsü et ağırlıklı olan mekân, birkaç yıl önce balık restoranına dönüşmüş. Urla gibi denizle nefes alan bir yere de bu yakışırdı zaten. Urla Kalabak’ta, denize tahta bir iskeleyle uzanan restoran rustik tarzda dekore edilmiş. Dilerseniz çim zemindeki masalara da geçip denize karşı oturmak mümkün. Sofranıza hemen getirilen organik kuru domates ilginç bir tat. Balık testi kebabı, karidesli şevketi bostan, balık erişte, balık iskender Adres Balık imzası taşıyan gözde lezzetler olarak kendilerini gösteriyor. Atom ve fava da tutulan mezelerden.

Serüven 1947 yılında küçük şirin ahşap bir lokantada, Balıkçı Osman’la başlar. Müşterileri ona Balık Osman ismini takar. Temiz, sade, sıcak bir geçmiş zaman balık lokantası olan Balık Osman, Büyükçekmece sahilini boydan boya gören, ışıklı Mimar Sinan Köprüsü, deniz ve göl manzarasından oluşan bir panoramaya sahip. Teras katında bu manzarayı seyre dalıp soluklandığınızda, zengin meze çeşitleri ve balık seçimi için rahat davranabilirsiniz. Zira, manzara baş meze olarak bir müddet sindirilmeyi bekler. Mevsimine göre değişiklik gösteren balıklar ve salatalar derin dondurucudan geçmeden taze taze hazırlanır. Birkaç mezeyi not etmekte fayda var: Balık börek, levrek dolma, pazı dolma, balık kroket, ahtapot salatası, hamsi turşu, fasulye pilaki ve özellikle karides söğüş.

Adana’da kent içinde yükselen kömür ateşindeki kebap kokuları, baraj sahil şeridine doğru gidildikçe yerini balık kokularına bırakıyor. Balık kokularının çeşitliliğini hissettiğinizde Çapa Restaurant’a yaklaşmışsınız demektir. Şehrin gürültüsünden tamamen uzak yeşillikler içerisinde, gölün eşsiz manzarasının tam da kenarına konumlanmış olan mekan özellikle hafta sonları ya da iş çıkışlarında epey bir rağbet görüyor. Tabii ki bunda her daim taze balığı sunmasının ve mutfağındaki zengin menünün de payı büyük. Mezelerini sayacak olursak; çiroz, soslu hamsi, lakerda, levrek marin, yoğurtlu deniz börülcesi, fava, acılı muhammara sayabildiklerimiziden birkaçı. Spesiyalleri çapa böreğinin de kesinlikle bir tadına bakmalı. Bunun dışında deniz mahsulleri menüsü de oldukça geniş. Ahtopot, jalapenolu karides ve kalamar salatalarının yanında kalamar şiş, karides güveç de başarılı olduğu lezzetlerden. Mevsimine göre ızgara balıklar bulabileceğiniz gibi tuzda balık siparişi vermeniz de mümkün.

Datça Meze Evi, limanın kalabalığından uzak biraz daha içeride kalan, 3-4 masalık küçük ve samimi bir mekan. Özellikle büyük şehirlerden gelen “göçmenler” için de mütevazi bir buluşma mekanı. Günlük olarak değişen 10-12 çeşit meze/ara sıcaktan oluşan menüleri de butikliğine yakışır cinsten. Susamlı levrek simit, haşhaşlı balık köftesi, karidesli levrek sarma, ahtapot salatası lezzetiyle öne çıkan mezelerinden. Dilerseniz bu küçük mekanda masa kurup mezelerin ve muhabbetin tadına bakabileceğiniz gibi evinizde kuracağınız keyifli sofraların meze ihtiyacını da Datça Meze Evi’nden karşılamak mümkün.

Samatya’da doğup büyüyen ve bir Ege aşığı olan Aleks Karaköse’nin yarattığı bu mekanın içine girdiğinizde sanki bir Yunan Adası’na gelmiş gibi hissediyorsunuz. Ferah ve beyaz ağırlıklı bir dekorasyona sahip olan işletmenin Yeşilköy’de bilinen adı ise “Beyaz Meyhane”. Mekanın duvarlarında Samatya, Balat ve Soğuksu’daki eski İstanbul fotoğrafları ve çok hoş mavi çiniler bulunuyor. Bir ayağı Yunanistan’ın Tasos adasında olan Aleks Karaköse oradan edindiği estetik izleri ve atmosferi oldukça başarılı bir şekilde mekana yansıtmış. Ailesinden miras kalan İstanbul mezelerini Ege lezzetleriyle birleştirince ortaya oldukça zengin bir menü de çıkmış oluyor. Ermeni usulü midye dolma, tulumaki, körili ahtapot, topik, midyeli lahana sarma, kabakçiçeği dolma ve çiroz bu özel menünün öne çıkanlarından sadece birkaçı. Burada ikramlar da oldukça bol ve yine çok lezzetli: Asma yaprağında hellim, Girit usulü kabak tava, ıstakoz kavurma, yağ, limon,zeytin ve dondurmalı irmik helvası. Hafta sonları Eleos’a rağbet fazla olduğundan rezervasyonsuz gitmemenizi tavsiye ederiz.

Mira Balık, Arnavutköy’ün denize komşu mekânlarından. Beyazın mutlak hâkimiyetiyle bezeli ferahlığı, sırtını yasladığı boğaz manzarasıyla birleşince akıllara güneşin hiç batmadığı kuzey ülkeleri geliyor; beyaz, beyaz ve yine beyaz, Mira’dayken sanki güneş hiç batmıyor. Yurt dışındaki mutfak deneyimlerini Türkiye tatlarıyla birleştiren mekân işletmecisi Tabita Özden’in spesiyalleri dillere destan. 2011 yılından beri hizmet veren mekânın geçmişi kısa olsa da bölgenin övgüyle anılan lokantaları arasına girmeyi başarmış. Masaya oturur oturmaz sunulan zeytinyağında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden toplam 29 çeşit baharat var, bir nevi mozaik. Fırında domates soslu ‘Mira levrengi’ (Ege otları kavurmasının levreğe sarılıp özel sos ile fırınlanmasıyla hazırlanan) içinse rezervasyon yaptıran misafirlerin olduğunu özellikle belirtelim.

Ankara’da üç şubeyle hizmet veren Balıkçıköy Fahri’nin merkez mekânı Tunalı Hilmi’deki yeri. Kurucusu Fahri Çer komilikten başlayıp 25 yıldır sektörde hizmet vermiş. 2007 yılından bu yana da Balıkçıköy Fahri’yi işletiyor. Filistin Sokak’ta ve Çayyolu’nda birer şubesi daha var. Mavi ve beyaz renkler ağırlıklı salonuyla, deniz kabukları, gemi maketleri, denizcilik malzemeleri göze çarpan duvarlarıyla tipik Ege balıkçı lokantası havasında. Servis edilen ürünler de bu havaya uygun. Balıkçıköy’de Akdeniz çanağında yer alan tüm ülkelerin ezgileri ve 70’lerin Türkçe şarkıları çalınıyor. Yalnızca akşam değil, gündüz müşterisi de bulunan Balıkçıköy’de herkesin balık yiyebilmesi hedeflenmiş. Kalamar, karides, balık köftesi, balık kokoreç, kağıtta ya da ızgara kalamar da tercih edilen lezzetlerden birkaçı...