Hayvan Dostu, Kedili Köpekli Meyhaneler



Bazı mekanlar vardır, farklı bir sıcaklığa sahiptir. Bir bakmışsınız kucağınızda bir kediyle oturuyorsunuz, kapıdan kuyruğunu sallayarak bir köpek girip meyhanenin en sıcak köşesine güvenle kuruluyor. Hayvanlara yemek veriliyor, su veriliyor, hayvanlar işletme sahipleri tarafından korunup kollanıyor. Hayvan dostu meyhanelerden bazılarını sizin için seçtik, yanınıza sevginizi götürmeyi unutmayın.

1- Demeti
     Cihangir / İstanbul

Tarihi bir binada kurulan meyhane, mutfağıyla ve manzarasıyla öne çıkıyor. Rum meyhane geleneğine uygun bir şekilde dekore edilmiş mekânda aynı zamanda bir ev sıcaklığı da hissediyorsunuz. Duvarlarda sahiplerinin aileleriyle eski müzisyen fotoğrafları var. Balkonlu salonu ve diğer tarafa göre daha ferah olan kısmı yazlık, barın da bulunduğu bölüm ise kışlık gibi. Türkiye’de ve dışarıda üretilen şişelerden orijinal kadehlere kadar birçok obje bir araya getirilmiş. Meyhanenin mutfağı açık, her şey göz önünde hazırlanıyor. Narlı salata, peynir ezme, hamsi füme, ızgara ahtapot, bonfile şiş, ızgara köfte ve arnavut ciğeri mutlaka tadılması gerekenlerden. Mezelerin yanında verilen ekmek ise Bolu’dan özel olarak getirtilen köy ekmeği. Yemek sonrası için nar suyuna yapılan ayva tatlısı es geçilmemeli. Balkon eşsiz bir manzaraya sahip ve orada sizi mekanın sevimli kedisi karşılıyor. Kısık sesli alaturka ve Yunan müziği yayını sohbetinizi bastırmıyor.

2- Kandilli Suna’nın Yeri
     Kandilli / İstanbul

Kandilli İskelesi’nin hemen yanında 35 yıldır hizmet veren bu balıkçı lokantası denize sıfır konumda. Balıklardan özellikle gümüş ve tekir, ara sıcaklardan balık köftesi, tatlılardan da ev baklavası denenmeli. Dışarıda iskelenin sağına ve soluna yayılmış şekilde 200 kişi; içeride ise 60-70 kişi birlikte yemek yiyebiliyor. Hafta sonları spesiyalleri olan midye dolması çıkıyor. Mevsime göre enginar dolma, fava, pilaki ve çeşitli zeytinyağlılar yapıyorlar. Mutfağın yıllardır değişmeyen isimleri ise Bayram Usta ve Cengiz Usta. Kedi belgeselinde rol alan avcı kedi de buranın sakini. 12:00–22:00 saatleri arası açıktır.

3- Aliye Meyhane
     Cihangir / İstanbul

İsmini işletme sahibinin annesinden alan meyhane, henüz yeni sayılabilecek bir yer olmasına rağmen kısa sürede müdavimlerini yaratmış durumda. Çok büyük değil, ama dekorasyondaki pratik uygulamalar sayesinde ferah bir yapıya sahip. Duvarlardan birine rafları şarap, turşu, şişeler ve eski kavanozlarla dolu dolaplar yerleştirilmiş. Tam karşısındaki aynalarla derinlik sağlanmış. Renk seçimleriyle Yunan tarzı bir meyhaneyi anımsatıyor. İşletmenin mutfağı da tam bir meyhane klasiği. Günlük hazırlanan mezelerden köpoğlu, közde patlıcan, zeytinyağlı yaprak sarma ve balık kokoreç öne çıkanlardan. Mevsimlik balıkları da günlük olarak sunan mekânda otlar Ege’den getirtiliyor. Mekanda kediler dolanıyor, ilgilenenlerin kucağına çıkıyor, samimi bir ortam var. Kapıdan geri dönmemek için rezervasyon yaptırın.

4- Cibalikapı
     Cibali / İstanbul

Sahibi Behzat Şahin tarafından bizzat bir efsaneye dönüştürülen mekânın öyküsü biraz da Behzat Bey’in hikâyesi aslında. Gazetecilik mesleğini bırakıp bir süre her şeye ara veren ve bu sürede çok sevdiği yemek yapma, yeni lezzetler keşfetme ve bu keşifleri dostlarla birlikte deneme gibi keyifli hallerle meşgul olan Behzat Bey bu süreçte bir meyhane açma düşüncesini uygulamak ister. Çeşitli bölgeler keşfe çıkılırken Cibali’deki 3 katlı ahşap yapıya rastlanır. Ve küçük çaplı bir mucize ile enkaz haldeki durumdan bugünkü yapıya ulaşılır. Tarihi bir bölgede olduğu için Bizans ve Osmanlı mutfakları araştırılır. Bilinen ilk el yazması yemek kitabı olan 1748 tarihli “Yemek Risalesi”nden keşfedilen Saraylı böylece girer menüye. Sadece tarihi mezeler değil, farklı kültürlerin lezzetleri de denenir. Örneğin, bir Roma seyahati sırasında orada kurulan bir pazarda rastlanan levrekli kurutulmuş domates dolması gibi. Ayvalık’tan özel olarak getirtilen kalamar, Girit ezmesi, balık pastırma, parmesanlı midye, asma yaprağında levrek, topik ve menünün tamamlayıcısı enginar tatlısı özenle hazırlanan bu rafine mutfağın küçük bir kısmı. Özellikle hafta sonları rezervasyonsuz yer bulmanın imkânsıza yakın olduğunu hatırlatalım. Masalardan kalanlar ayıklanıp her gece semtin kedilerine ziyafet çekiliyor.

5- Denizkızı Meyhanesi
     Sarıyer / İstanbul

Sarıyer sahilinde, balıkçıların karşısına dizilmiş sıra sıra meyhanelerden biri de Denizkızı. 1968 yılından beri hizmet veren Denizkızı’nın şu anki işletmecisi Göksel Bey’in yaşı her ne kadar Denizkızı’ndan küçük olsa da kendisi eski zamanların o güzel ‘barba’lık anlayışını günümüze taşıyan nadide şahsiyetlerden. 14 masalı küçük, salaş bir meyhane olan Denizkızı’nda masaların birbirine yakınlığı, çoğu kez yeni dostlukların, muhabbetlerin doğmasına vesile oluyor. Mekânın samimiyeti kendiliğinden oluşan bir kemik müdavim kadrosu yaratmış. Öyle ki Denizkızı’na ikinci gidişinizde tanıdık yüzler görmeniz, hal hatır sormanız işten bile değil. Mavi sandalyeler ve kapalı bölümün duvarlarına müşteriler tarafından düşülen notlar da ortama ayrı bir hava katıyor. Denizkızı Meyhanesi, sizi köpeğinizle kabul eden ender mekanlardan.