Kasım ayına yakışır romantik meyhaneler



Güzel bir masayı sevdiklerimizle paylaşmak kadar iç ısıtan ne olabilir ki? Havalar serinlerken içinizi ısıtacak birkaç romantik meyhaneyi sizin için seçtik.

 

Yeşilköy Eleos'tan sonra açılan ikinci şube Beyoğlu Eleos, Haliç'ten Boğaz'a panoromik manzarası, mavi beyaz Yunan mekanı havası, kocaman aileler için büyük masaları, ilgili garsonlarıyla ismi sıkça anılan İstanbul meyhanelerinin başında geliyor. Solda Haydarpaşa'ya, sağda Topkapı Sarayı'na kadar uzanan deryaya bakarak romantik bir gün batımı yaşamak mümkün. Rum meyhanesi olarak anılabilecek bir mekan olan Eleos; İstanbul’a Ege lezzetlerini, Yunan mezelerini ve müziğini taşımaya çalışmış ve başarmış da. Bu sebepledir ki, haftanın çoğu günü rezervasyonsuz yer bulmak mümkün değildir... Mutfağa gelince; öncelikle ot mezeleri çok başarılı. Deniz mahsullerinde iddialı bir meyhane ancak et çeşitleri de var. Ayvalık usulü dere otlu kabak kızartması enfes. Midye kavurması, saganakisi Yunan adalarından tabağınıza düşmüş gibi... Istakoz kavurma ise şefin tavsiyesi.

1895’te Fransız demiryolu işçilerine lokal olarak hizmet veren bina, 1948’den bu yana Safa olarak varlığını sürdürüyor. Neredeyse dört insan boyu yüksekliğindeki ahşap tavanı, duvarlardaki büyük gömme vitrinleri, ilk yapıldığından beri kullanılan havalandırma sistemi ve yağlı boya tablolarıyla zamanda bir yolculuk gibi Safa’da sofra kurmak. Hele o sofrada birbirinden güzel mezeler mevcutsa! Hemen her meze kendi mutfaklarında hazırlanıyor, lakerda dâhil. Lakin buraya gelip de arnavut ciğeri yemezseniz ziyaretiniz kabul olmaz. Her mezesinin kendine has bir tadı var Safa’nın. Zeytinyağı da, peynir de yarım asırdır aynı yerden geliyor. Yazları arka bahçesi de açık olan bu meyhane klasiği Aydın Boysan, Selim İleri ve Vefa Zat’ın da uğrak yerlerinden olmuş. Pazar günleri kapalı olan Safa’ya rezervasyonla gidilmesi tavsiye olunur.

Türkiye’nin ilk beş yıldızlı, Altın Çıpa Ödülü’ne layık görülmüş marinası Ataköy Marina’da 360 derece panoramasıyla İstanbul’un geniş bir özeti, açıklardan esen deniz havası ve dalgalar eşliğinde keyifli anlar yaşatan By Balıkçı, Ataköy’de denize sıfır tek balıkçı. İster öğle yemeklerinde, ister gün batımına yakın denize nazır masanızı kurabilirsiniz. By Balıkçı, taze, leziz ve geniş deniz mahsulleri menüsüyle misafirlerini karşılıyor. İstanbul’un geleneksel Levanten ve Rum mutfağından örnekler, uluslararası mutfaklardan seçilen lezzetler, tanınmış şefler tarafından hazırlanıyor.

O Maestros, meze konusunda uzman, gerçek bir Rum meyhanesi. Arnavutköy’de, yer alan mekan konuklarını oldukça samimi ve aynı zamanda şık olan mekanında ağırlıyor. Menünün yıldızı çeşit çeşit mezeler. Beyaz tarama, yengeç bacağı salatası, Torik lakerda, füme uskumru, yılan balığı ve deniz pastırması ile başlıyor ikram. Masalara gelen tüm tatlar mekanın spesiyallerinden ve orijinal Rum mezelerinden oluşuyor. Kalamar tava, ızgara ve dolma, Horiatiki, Saganaki, ahtapot ızgara, midye pilavı, patlıcan ezmesi ve Chios fava ile sürüyor sofra keyfi.O Maestros’un bütün meze menüsü özenle hazırlanmış ve Türkiye’nin hiç bir yerinde bulamayacağınız özel mezeleri sizlere sunuyor..Mekanın keyifli anları yemekten sonra da devam ediyor. Yunan müziği, konukları kimi zaman oldukları yerde kimi zaman restoranın içinde hareketlendiriyor, keyiflendiriyor. O Maestrosta geceler uzuyor. Sohbet, dans, lezzet iç içe geçiyor ve geçek bir Rum Meyhanesi deneyimine dönüşüyor.

Agapi Balık Restaurant, dekorasyonu ve Yunan mutfağından lezzetleriyle adeta Alaçatı’yı Ankara’ya taşımış. Çarşamba, Cuma ve Cumartesi günleri canlı müzik ve lezzetlerin birlikte sunulduğu Agapi Balık mutfağı ile de farkını ortaya koyuyor. Kalamar köfte, kremalı ahtapot, balık simit, Agapi’nin fark yaratan lezzetlerinden sadece birkaçı…

Fesleğenli Meyhane, eski zamanların “gerçek” meyhane kültürünü Ankara’da yaşatmak için klasik meyhaneleri örnek almış bir işletme. Londra’da yatırım bankacılığı ile meşgulken radikal bir kararla Ankara’ya dönen mekanın işletmecisi Mert Özen, suç ortaklarım diye tarif ettiği dayısı, yengesi ve kuzeniyle Fesleğenli Meyhane’de gayet iddialı ve bir o kadar da mütevazı bir mekan yaratmışlar. Sadece mutfağındaki lezzetlere gösterdikleri özenle kalmamış, meyhanenin her ayrıntısında sadelik ve zerafetin hüküm sürmesini istemişler. Geniş ferah bahçesi ve havadar iç mekanıyla misafirlerini huzurlu bir ortamda ağırlıyorlar. Fesleğenli Meyhane’nin lezzetleri de öyle her yerde bulamayacağınız türden… Papaz erikli enginar, patlıcan midye dolma, vişneli yaprak dolma, mangalda bıldırcın, dil paça çorbası ile mutfağındaki özgünlüğünü ortaya koyuyor.

İzmir'de şehir merkezinin keşmekeşliğinden biraz uzaklaşmak ve sakin bir ortamda gün batımını karşılamak için 45’lik Meyhane en doğru adres diyebiliriz. Öyle kafanıza göre çıkıp gittiğinizde yer bulamama ihtimaliniz yüksek,mutlaka önceden rezervasyonunuzu yaptırınız. 45'lik'te adından anlaşılacağı gibi eski 45'lik kayıtlar eşliğinde işletme ortaklarından Mösyö'nün de sıcak ilgisi ve sohbeti ile birlikte akşamın tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle kışın mekanın açık alanında ısınma için kullandıkları varil ile de gecelere ayrı bir salaşlık katarak içinizi ekstra ısıtıyor 45'lik. Patlıcanlı karides, beğendiği ızgara ahtapot, bütün şekilde servis edilen ızgara kalamar en çok tercih edilenler. 45'lik spesiyali olan “sarhoş”u da tatmadan kalkmayın.

Tire’ye bağlı bir dağ köyü olan Kaplan Köyü’nü biraz geçince, eskiden köy kahvesi olarak kullanılan ahşap bir bina. Ormanın içinde, hem geniş bir vadiye hem de Küçük Menderes ovasına bakan, tavanından su kabakları sarkan, her köşesi yerel otantik objelerle dolu benzersiz bir yer. Asırlık kestane, ceviz, çınar ağaçlarının arasındaki Kaplan Dağ Restaurant 20 yılda Tire’nin simgelerinden biri olmuş. Hürmüz ve Lütfi Çakır çiftinin işlettiği mekanda Aydın dağlarında yetişen tüm ot türleri sofraya seriliyor. Hürriyet gazetesi tarafından en iyi zeytinyağı yemeği yapılan 10 restoran arasında gösterilmesi boşuna değil. Şimdiye kadar pek çok gastronomi ve gezi dergisinde yer bulmuş kendine. Pazartesileri kapalı. Tandır, kuzu etli sarımsak yemeği, incik güveci, çiftlik kebabı, kaşarlı köfte, kastra, elbasan tava gibi spesiyallerinin yanında keşkek, kuzu etli arapsaçı ve patlıcan balığı ilgi görüyor. Kabak çiçeği dolması, havuçlu-cevizli ezme, melengeç, ot kavurma, okma (ısırganlı ve peynirli Tire yemeği) gibi zengin bir meze seçeneği mevcut. Tatlılardan karpuz kabuğu reçeli ve ceviz krokan buraya özel. Ege mutfağını ve bu mutfağın büyük bir bölümünü oluşturan ot yemeklerinin en lezzetlilerini burada yiyebilirsiniz.