Çapari'nin İyisi, Balığın Tazesi!



 

Hem anne hem de baba tarafından dedeleri balıkçı olan Recep Fişek ve beş kardeşinin işlettiği Çapari Restaurant, Kumkapı’nın en eski meyhanelerinden. Onlar geldiğinde sokakta bırakın meyhaneyi, tek bir tane sokak lambası varmış! Sonraki yıllarda açılan işletmelere yaptığı öncülük nedeniyle olsa gerek belediye de sokağın ismini Çapariz olarak değiştirmiş. “Kısa pantolonlu çocukken tekneyle balık avına çıkardık. O zamanlar çok hevesliydik. Dümeni tutmaya, ağ çekmeye koşturup dururduk. Balıkhaneye gideceklerden hariçleri kimi zaman Adalar’da kimi zaman Bostancı, Kadıköy sahillerinde satardık. Babam işi öğrenmemiz için gönderdi beni kardeşlerimle birlikte” diye o günleri anlatan Recep Fişek 10-11 yaşlarında başladığı balıkçılıkta “ordinaryüs” derecesine gelmiş vaziyette. “Izgaradan çıkan balığın bile nereden geldiğini söylerim” diye iddialı bir şekilde ifade ediyor bu durumu.

 

 

Babalarının onlara en büyük öğüdü “Kendi yemediğiniz balığı müşteriye vermeyin” olmuş. Bu söze sıkı sıkıya bağlılar. Beykoz’dan Kumkapı’ya gelen ailesinin zamanında beş teknelik gırgır takımı varmış. Tüm bunları 1977 senesinde satıp sadece meyhaneciliğe başlıyorlar. “Babam o zamanlar sahilde hem balık tutar hem de bunları satarmış. Sonra burada bir dükkan edinmiş. Fakat sahilyolu geçince içeriye gelmek zorunda kalmış. Ondan sonra sattık her şeyi” diye anlatıyor Recep Bey.

 

 

Bulundukları bina neredeyse 140 yaşında. Eskiden kömür deposu olarak kullanılmış. Babası ilk aldığında da bir süre meremetleri, yani pamuk ipliğinden yapılma ağları depolamışlar. İtalya’da güzel sanatlar akademisi mezunu bir tanıdıklarını ilk işleri olan büyük seramiklerin süslediği güzel bir salonları mevcut. Orijinal forma koleksiyonları, futbol takımı armaları ve fotoğraflar kalan boşluklarda sergileniyor. Üst katta ise denizden çıkardıkları çok eski küpler var. Lambaların etrafında ise yengeç tuzakları. Deniz ve balık kültürüyle iç içe geçmiş bir mekân yaratmışlar.

 

 

“Bütün kalkanı ızgara yapan ilk meyhaneyiz, yıl 1970. Bizim spesiyalimiz yok. Balık tazeyse spesiyal budur. Biz de balıkçıdan meyhaneci olduk, var mı ötesi. Ne demişler, ‘Eti kanlı, balığı canlı!’ Bizde balık herhangi bir porsiyon balık yiyen insanların 3 ay ömrü artar. Bu kadar iddialı konuşuyorum” diyen Recep Fişek haksız değil, bizzat deneyimledim. Kalkan ızgaranın yanında tuzda ve kiremitte balık, bir de kalamarları başarılı. Senede 2 çuval çıkan Kastamonulu bir teyzenin küçücük tarlasından gelen fasulye ile hazırlanan pilakiyi de unutmamak gerek.

 

 

Günümüzde durum kötüye gitse de hâlâ balık bulacak kadar şanslıyız. Ama Recep Bey’e göre yeterli önlemler alınmadığı takdirde çok değil, 3-4 sene içinde lüferi sadece fotoğraflarda görebileceğiz. Bunun için gırgırların 45m.’den daha aşağıda avlanmaması gerektiğini özellikle belirtiyor. Bu yıl 15 gün öne çekilen av yasağının da ufak ama önemli bir gelişme olduğunun altını çizen Recep Bey’in hassasiyetinin tüm balıkçılarda olmasını dileyelim biz de.

 

Eskiden Boğaz'dan Orkinos da çıkardı. Fotoğrafta gururla bize bakanlardan biri de Recep Bey'in ağabeyi... 

 

Çapari Restaurant

İstanbul / Eminönü / Kumkapı