Krepen’deki Kadir’in Yeri ve tarihi



Hiç kuşkusuz ki Kumkapı semti “Meyhaneler Kasabası” olarak anılıyorsa, Nevizade sokağındaki meyhaneler de Beyoğlu’nun “Meyhaneler Merkezi” olarak anılabilir. Çünkü bu sokak pıtrak halinde meyhanelerle doludur. Balıkpazarı caddesinden Nevizade sokağına girildiği zaman, biraz ileride, yolun sol tarafındaki köşede bulunan “Efsanevi Lambo Meyhanesi”nin hemen karşı sırasında, biraz ileride tarihi “Krepen’deki Kadir’in Yeri” meyhanesi bulunuyor.. 

Duvarlarındaki mozaik eserleri andıran mitolojik tablolarıyla söz konusu mekân günümüzün en nadide meyhanelerinden biridir. Ayrıca, burasının görkemli bir geçmişi vardır. Çünkü geçmişi “Tarihi Krepen Pasajı” meyhanelerine kadar dayanır. Krepen Pasajı ise başlı başına bir efsanedir.   

Bir pasajın tarihi!

Krepen Pasajı, Galatasaray’da yıkıldığı 1982 tarihine kadar pek çok meyhaneye ev sahipliği yapan, bugün yerinde sahaflar çarşısı Aslı Han’ın bulunduğu pasajdı. Beyoğlu, Balıkpazarı’nı kesen Avrupa Pasajı’nın paralelinde yer alan Krepen Pasajı, Yeşilköy’ün Levantenlerinden Crespin Ailesi tarafından 19. yüzyılın ikinci yarasında inşa ettirildi.

1943 yılında yabancı isimlerin Türkçeleştirilmesi mecburiyeti gelince, pasaj Krizantem ismini aldı. Fakat esnaf ve müşteriler ‘Krepen Pasajı’ ismini ısrarla kullanmaya devam etti. Pasajın açıldığı yıllarda, bugün Aslı Han’daki birkaç dükkân gibi iplikçiler, dikiş malzemeleri satan dükkânlar, terziler çoğunluktaydı.

1900’lerin başından itibaren pasaja kunduracılar hâkim oldu. 1940’lı yıllarda kunduracılar gene Beyoğlu’nda bulunan Lütfullah Pasajı’nı mesken tutmaya başlayınca, Krepen’de birbiri ardına meyhaneler açılmaya başladı. Triandafilos, Zararapulos, İmroz, Kadir’in Yeri, Neşe (Bayram’ın Yeri) pasajın önemli meyhaneleri arasında yer alıyordu.

"Krepen'deki" ibaresi...

Bugün Çiçek Pasajı’ndaki Seviç’in sahibi olan Bayram Aydındoğan Bey, Çiçek Pasajı’nın nev-i şahsına münhasır karakterlerinden merhum Entelektüel Cavit, Krepen Pasajı’ndan çıktı. Yıkımın ardından Nevizade Sokağı’na taşınan İmroz ve Kadir’in Yeri, tabelalarında isimlerinin başına “Krepen’deki” ibaresini ekleyerek pasajın adını bugünlere taşıdı.

Ünlü gazeteci ve yazar İslam Çupi, pasajı şöyle tarif eder: “Beyoğlu’nun meyhane bolluğuna karşılık, Balıkpazarı’nın içki mabedi olan Çiçek ve Krepen Pasajı gözlerin hayata açıldığı sabahlardan tutun da gözlerin hayata kapandığı gece ötelerine kadar, çeşitli katmandaki insanların her saat hiç boşaltmadığı, alkol limanlarından ilk ikisi idi”.

Çiçek ve Krepen Pasajlarında bulunan meyhaneler, Samatya ve Kumkapı’dakilerden farklıydı. Çiçek ve özellikle de Krepen Pasajı’ndaki meyhaneler kaba görünümlü Yarımca Porselen tabaklar değil, Yıldız Porselen’in kaliteli tabaklarında mezelerini sunuyorlardı. Hizmet kalitesinin bu boyutlara gelmesiyle söz konusu meyhaneler İstanbul’un elit kesimi tarafından rağbet görür hale geldi.

Entelektüel müdavimler...

Müdavimlerine gelince; Refik Durbaş’a göre, Pertev ve Dürnev kardeşlerin, Edip Cansever’in, Hayalet Oğuz’un, Muzaffer Buyrukçu’nun, Patriyot Hayati’nin ve elbette Mehmet Kemal ve Çetin Özbayrak’ın (Altı Punto Çetin) fotoğrafları hâlâ durmaktadır Krepen Pasajı’nın aile albümünde.

Pasaja uğrayanlar arasında Melih Cevdet Anday, Cihat Burak, Ayberk Çölok, Ferruh Doğan, Hikmet Dikmen, Şükran Kurdakul, Necati Cumalı, Zehra Bilir, Rıfat Ilgaz, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Can Yücel ve Cahide Sonku da sayılabilir.

Bilindiği gibi Cumhuriyet döneminde biçimlenen klâsik meyhanelerde kadınlara yer yoktu, erkeğe özgü bir eğlence yeriydi meyhaneler. Dahası, kanunda yer almadığı halde meyhanenin ‘kadınlara yasak’ olmasına yol açan yaygın bir kadın tabusu vardı. Cumhuriyet ile birlikte azınlık meyhanelerinde, ağırlıkla Rum tavernalarında bu tabu sarsılmaya başladı.

Kadın tabusu yıkanlar!

Kısacası, 1940’ların sonlarında bile içkiyi, özellikle de rakı gibi sert içkileri kadınla birlikte düşünmek âdeta bir tabuydu. Ama 50’li yılların ikinci yarısından itibaren Lefter, Neşe, İmroz, Kadir’in Yeri gibi klâsik meyhanelere girip çıkmaya başlayan Güzin Dino, Mina Ungan, Halet Çembeli. Durnev Tunaseli, Leylâ Erbil, Sevim Burak ve Tomris Uyar gibi her biri kendi alanında önemli yapıtlar vermiş öncü aydın kadınlar tarafından kadın tabusu yıkıldı.

Bu süreci hızlandıran faktörlerin biri de sol hareketin kadın ve erkekleri yakınlaştırmasıydı. 1968 kuşağının kadınları sigara ve içki ikilisin çok sevdi. Ancak bu ayrıksı kadınların bile kendilerini yüzyıllardır erkeklere ait olan meyhane ortamına kabul ettirmeleri çetin mücadeleler vermeleri gerekliydi. Verdiler de… Bu mücadelelerin sonrasında hazine değerindeki çilingir sofralarımız çiçekler ve güllerle bezenmiş oldu. Çok güzel de oldu üstelik.

Krepen'deki Kadir'in lezzetleri

Krepen’deki Kadir’in meyhanesinin tarihi geçmişinden kısacık kesitler bunlar. Bu günlerde ise çok tutulan ve kusursuz hizmet veren gözde meyhanelerimizden biri durumuna geldi. İşletmeciliğini Kadir Beyin mahdumu Erdinç Karmak Bey yapıyor. Salonlarında görev alan deneyimli hizmet erbaplarını ise Hasan Asar Bey yönetiyor.

Mutfak Şefliği ise yaratıcı ve yenilikçi bir yapıya sahip Nesim (Özcan) Usta tarafından yürütülüyor.  Mönüsü de çok zengin. Örneğin, mönünün mezeler bölümünde Fesleğen Soslu Mezgit, İsli Palamut, Pazı Kavurma, Beyin Salatası gibi ellinin üzerinde lezzetler bulunuyor. Ara sıcaklar bölümünde ise başta Balık Kokoreç olmak üzere 20’nin üzerinde alternatif lezzet var. Ana yemekler bölümünde de ızgara, tava ve buğulama olarak hazırlanan balıklar ağırlıkta. Güveçte Fırın Helva ise tatlılar bölümünden güzel bir seçenek.  

Kısacası, ‘Krepen’deki Kadir’in Yeri’ meyhanesi mutlaka görülmesi gereken mutena bir mekân.