FAVORİ LİSTEME EKLE MÜDAVİM OL
0

Doyasıya muhabbet, doyasıya lezzet: 4’ten 4’e Ocakbaşı



Meyhane muhabirleri olarak son zamanlarda en seyrek duyduğumuz haber Beyoğlu’nda yeni mekan açılışı haberi. Kulağı delik kaynaklarımız sağ olsun, bu özlemimizi bir nebze dindirdiler, biz de ekipce koşa koşa gittik. Yeni Çarşı Caddesi’nin tarihi binalarından birine kurulan mekanda öyle bir ağırlandık ki yediklerimizin de muhabbetin de tadı damağımızda kaldı.

Mekanın işletmecisi Sait Bey’in tabiriyle burası bir “nöbetçi ocakbaşı”. Geceyi uzun yaşayanlar, gecenin bir vakti lezzetli bir yemek ve yanında muhabbet arayanlar için ilaç gibi. İsmini de oradan alıyor: 4’ten 4’e. İşten çıkıp da gecenin tamamının geçirileceği bir yer kurmak oldukça iddialı. Ama Sait Bey de bu iddianın ağırlığının farkında ve yemeklerden mezelere, mekanın restorasyonundan müziklerine bütün hazırlıklarını yapmış...



Mekanın konuşlandığı binadan başlayalım: Beyoğlu’nun tarihi, yüksek tavanlı, geniş salonlu hanlarından birine konuşlanmış mekanın aslına uygun hale dönüştürülmesi için altı ay mesai harcanmış. Sait Bey bütün bu çalışmaların bilfiil gözlemcisi olmuş. Bina, Sait Bey için oldukça tanıdık ve oldukça kıymetli. Bundan 11 sene önce yine bu binada, terasta Zoe Restaurant’ı açmış, artık 4’ten 4’e Ocakbaşı olan ilk katı da ofis olarak kullanmış. Binanın asansöründen yangın merdivenine her türlü tadilatı yıllardır kendisi yapıyor. Tarihi hanla bağını da şöyle anlatıyor: “Ne amaçla kullanırsanız kullanın, tarihi bir binada uzun seneler vakit geçirirseniz duygusal bir bağ kuruyorsunuz. Binayla ilgili sıkıntıları geçici bir tadilatla çözmek aklınıza bile gelmez. En iyisini istersiniz. Burada bizden önce yaşayanların bir ağırlığı var. Sözgelimi, buranın asansör sistemini kurarken tarihi dokuyu bozmamak için o kadar çok çabaladık ki! Kısa zamanda bitebilecek iş aylar sürdü. Ama sonuç hepimizi mutlu etti.”

Tarihi han için verdiği emeği mekanın salonu için de vermiş Sait Bey. Duvarlardaki taşların, tuğlaların üzerindeki boyalar, sıvalar özenle çalışılarak temizlenmiş ve mekana derinlik veren özgün yapı tekrar ortaya çıkarılmış. Uzun aramalar sonucu, eskicilerden, antikacılardan toplanan eşyalar da mekanın derinliğini destekliyor. Ocakbaşının hemen yanı başında bulunan büyük aynayı ise ayrı bir heyecanla anlatıyor Sait Bey: “Zeki Müren’in Maksim gazinosundaki boy aynası o! Ne yaptım ettim, aldım getirdim.”



Sait Bey’in mekana kendine özgü konseptini kazandıran hevesi ve enerjisi diğer bütün konularda da devreye girmiş: Mutfaktan 20’ye yakın meze çeşidi çıkıyor, her birinin yapımına, malzemesinin teminine uzun mesailer harcanıyor. Et yoğunluklu mutfağın etleri Balıkesir’den, tatlılar, biberler ve baharatlar Gaziantep’ten, turşular Konya’dan, kekik Sivas’tan, kaya koruğu Kaş’tan, zeytinyağı Burhaniye’den, şalgam Tarsus’tan… Liste uzadıkça uzuyor. Sait Bey’in seyyahlığı ve sağlam bağlantıları bütün bunları toplamasına yardım ediyor. “Mardin’e, Sivas’a, Diyarbakır’a, Urfa’ya, Antalya’ya çok gider gelirim. Gezmeyi seviyorum. Ama tuttuğum takımın deplasmanları da büyük etken; takım nereye biz oraya… Gideceğimiz şehirleri önceden iyice araştırır, nerede güzel bir yer var muhakkak bulur, uğrarız. Gittiğimiz yerler de onları araştırıp bulduğumuzu, çok uzaklardan gelip onlara uğradığımızı anlar ve bize ayrıca ihtimam gösterirler. Nereye gidersem gideyim yemeğini, baharatını, içeceğini, tatlısını not ederim. Bütün bu notlar şimdi, 4’ten 4’e’yi kurarken yardımcım oldu. Şimdi yurdun dört bir yanından malzeme alıp burada müşterimize sunuyoruz. Malzemeden ve uzun süre müşterisi olduğum ustamdan emin olduğum için de lezzette oldukça iddialıyız,” diye keyifli keyifli anlatıyor.



Sektörde uzun yıllar çalışmış olması pazarlık konusunda da sivriltmiş Sait Bey’i. Temin ettiği ürünlerin müşteriye yansımaması için diretiyor da diretiyor, sonunda da başarıyor. Fiyat politikası mekanın kalitesi ve lezzetine oranla gayet uygun. Müşteri profilinin çeşitliliğinin temel nedenlerinden biri bu. Öğrenciye de orta direğe de beyaz yakalıya da kolayca hitap edebiliyor, ulaşabiliyor.

Kuzu Şiş, Tavuk Şiş, Atom, Şalgam ve bilimum Antep tatlıları bizim deneyip tam puan verdiklerimizden. Tavuk şişin bu kadar lezzetli olabileceğini tahmin etmemiştik gerçekten, onun için özellikle tavsiye ederiz. Antep’ten getirilen biberlerin Atom’a verdiği acı da oldukça özgün ve başarılı, gözyaşları içinde bitirdik! Mekan kısa zamanda Beyoğlu’nun en iyileri arasındaki yerini almaya aday. Demedi demeyin, masanızı şimdiden garantileyin!


Adres: Tomtom Mah. Yeni Çarşı Cad. No:38 Galatasaray, Beyoğlu, İstanbul