FAVORİ LİSTEME EKLE MÜDAVİM OL
0

Beyoğlu'nun bir yanı "Çukur"



İstiklal Caddesi’nden Galatasaray’a doğru yürürken sola, Kartal Sokak’a saparsınız. Biraz ilerlediğinizde İstiklal’in gürültüsü arkanızda kalmaya, konuşmalar, bağrışmalar bir uğultu haline dönüşmeye başlar. Biraz sonra karşınıza çıkan merdivenden dört basamak aşağı inersiniz, işte o zaman sesler tamamen kesilir. Derin muhabbetlere giriş yapabilirsiniz artık… 

Beyoğlu’nun önemli meyhanelerinden Çukur’un bu kadar rağbet görmesinin en önemli nedenlerinden biri bu. Ne Beyoğlu’ndan uzak kalabilenlerin ne de gürültüsüne dayanabilenlerin derdine deva bir liman. 

Artık tarihi Pera için değil, sadece birkaç sene öncesini tasvir etmek için bile “Eski Beyoğlu” tabirini kullanıyoruz. Kentin en önemli yerlerinden olan semtin sadece fiziki yapısı değil, demografisi de bu tanımlamayı mecburi kılacak kıvama geldi. Ancak değişim denen şey esas yapıyı, özü kaybettirecek denli içe işlemez. O özü hatırlatacak, yaşatacak mekanlar muhakkak devam eder hayatına. 

Çukur Meyhane bunun canlı kanıtı. Çukur Meyhane’nin bu değişimden vareste kalabilmesinin en önemli kaynağı eski, kadim meyhanecilik anlayışıyla kurulması ve öyle işlemesi. Kaynak belli: İşin pirleri, eski barbalar. Meyhaneciliği ne sadece muhabbetle ne mezeyle ne de mey’le sınırlı tutanlar. Hepsi birden, hepsi ahenkle! 



Yaklaşık yirmi yılı geride bırakan mekana bu ahengi sadece işletmecileri değil, aşçıları, çalışanları, müdavimleri ve dahi sokağın alışıldık yüzleri tekmil birlikte veriyor. Sokağın sevilen simalarından “Gavur” mesela. “Nerdeydin geçen hafta, göremedim?” “Geçen senin çocuk geldi, babana selam söyle dedim, iletti mi?” diye sormasa, müdavimleri Çukur’u bu kadar özümseyebilir miydi? Garsonlar göz ucuyla likit kontrolü yapıp “Abi senin şişeyi dolaba kaldırayım mı? Haftaya devam edersin?” cümleleri olmasa bu sıcaklı yaşar mıydı? Pek sanmıyoruz, doğrusu. 

Çukur Meyhane, yerin dört basamak altında, bambaşka bir dünya gibi geliyor ilk bakışta. Biraz vakit geçirince, o atmosfere samimiyetin hakim olduğunu, dış dünyanın biraz aşağısında olmanın da bunu desteklediğini fark ediyor insan. Daha çok negatif anlamda kullanılan çukur kelimesinin cesurca kullanılması, mekana isim olarak seçilmesi bundan. 

Sadece samimiyetinden menkul değil tabii ki Çukur’un özelliği: Yemek, meze ve tatlılarda da oldukça iddialı: Balık Köfte, Hardal Soslu Uskumru, Rokfor Soslu Karides, Dil Balığı Çıtır, Hırvat Ezmesi, Girit Ezmesi, Cevizli Köz Biber mekana has tatlardan. Önceleri menünün baş sıralarında bulunan Ev Patatesi ise birkaç yıldır yok ama müdavimlerin lobi faaliyetleri sonuç verecek gibi görünüyor. 

Meze ve yemeklerinin kalitesine göre gayet makul bir fiyat politikası tutturan mekanın her yaştan ve çevreden müdavimi var. Bu yüzden de Cuma ve Cumartesi akşamları yer bulmak zor. Rezervasyon için hafta başından telefon edilmeli.


Adres: Turnacıbaşı Caddesi, Kartal Sokak, No:1/A Beyoğlu, İstanbul