FAVORİ LİSTEME EKLE MÜDAVİM OL
0

Bir müdavim meyhanesi: Canım Ciğerim



Restaurantların artık birer “buyur edicisi” var; kimi kapıda, kimi sokakta. Hani “buyrun” kelimesini o kadar sık kullanmışlardır ki artık yeni formlarla, bükerek söylerler: “Biyrun, Birun” ve hatta “biroon”… Kartal Restaurant’ta işler değişik. Kapıda ya da sokakta değil, içeri girdiğinizde buyur ediliyorsunuz. Mekanın sahibi Celil Aktaş, bütün samimiliği ve kendine has üslubuyla kapıya doğru hareket ediyor ve şöyle nihayetlendiriyor o seremoniyi: “Buyur ciğerim.”

Celil Aktaş, Beşiktaş’ın çeyrek asırlık sakini. Daha yeni tanıştığımız için “ciğerim”le yetiniyor. Bizden sonra gelen tanıdıklarına ise “gel canım ciğerim” diyor. Kartal Restaurant yazılı tentenin altına daha küçük puntolarla yazılan “Canım Ciğerimin Yeri”nin nereden geldiğine o an vakıf oluyoruz. “Canım Ciğerim’in Yeri” müdavimlerinin taktığı isim. Celil Aktaş da durumdan hoşnut: “Bunu içimden gelerek söylerim. Hem de her defasında. Bir dil alışkanlığı değil; gönülden gelen bir alışkanlık. Sonrasında benim ve mekanın onunla anılması da o kadar hoşuma gitti ki, hemen ismimizin altına bir de “Canım Ciğerim’in Yeri”ni yazdırdım.”

Yaklaşık 25 senedir bu işi yapıyor Celil Bey. Turizm ve Meslek Lisesi’ni bitirdikten sonra bir kamu kuruluşunda, sözleşmeli olarak çalışmış. Sözleşmesinin feshedilmesiyle de yeni bir iş bakan Celil Bey’in aklına ilk olarak kendi mekanını kurmak gelmiş. İşin mekteplisi ne de olsa: “Ben lisede zaten bunun eğitimini aldım. Müşteri nasıl ağırlanır, ne yer ne içer, ne dinler, hepsini ilk orada öğrendim. Sonrasında çalıştığım kamu kuruluşunda da restaurantlar üzerine verilen bir dersin uygulaması yapılıyordu. Öğrenciler çalıştığım yere gelip, uygulamalı olarak ders görüyordu. Lisede öğrendiklerim orada pekişti.”



Her ne kadar mektepli kısmını ön plana çıkarsa da asıl olayı samimiyeti, Celil Bey’in. Onlarca müdavimiyle çektirdiği fotoğraflar mekanın duvarlarını boydan boya sarmış durumda. Hepsinde kendi de var. İşine öyle soğuk bir profesyonellikle de yaklaşmıyor hiç. Mekanın girişine asılan üstat Vefa Zat’ın sözleri ve çerçevelenip duvara asılan üstat Feridun Nadir yazıları bunun en iyi kanıtları. Feridun Nadir’i de Vefa Zat’ı da ağırlamış zamanında. Özlemle yad ediyor: “Buraya gelirler, çok derinlikli, eğlenceli muhabbetler ederlerdi. Vefa Bey çok dışarı çıkamaz oldu, Feridun Bey de İstanbul’dan taşındı. İkisini de özlüyorum. Görür de selamımı söylemezseniz günahı boynunuza!”

Bütün müdavimleriyle ayrı ayrı muhabbeti olan Celil Bey için mekanı aynı zamanda evi; müdavimleri misafirleri. Otuza yakın meze çeşidinin her biriyle ayrı ayrı ilgileniyor, tat testi yapıyor ve ancak o zaman girişteki meze dolabına diziyor. Kimin ne zaman geleceğini saati saatine bildiği için de mezeler gün içinde tükeniyor. Mekan, lokasyonu dolayısıyla gündüz vakitleri de boş kalmıyor. Masalar, gün bitimine kadar birkaç el değiştiriyor.

Balık Pazarı esnafıyla yıllanmış ilişkileri olan Celil Bey, çoğu zaman balık siparişi verildikten sonra alışveriş yapıyor. Aynı yöntem et yemekleri ve kebaplar için de geçerli. Mekanın yıllardır alışveriş yaptığı kasap, birkaç metre ileride ne de olsa.

Küçük salonu, asma katı ve duvarlarını süsleyen müdavim fotoğraflarıyla kendine has bir salaşlık havası yakalayan Kartal Retaurant’ın fiyat politikası da ambiyansına uygun; oldukça uygun. Günün erken saatlerinden itibaren açık olan mekanda Cuma ve Cumartesi’leri yer bulmak içinse erken rezervasyon şart.


Adres: Sinanpaşa Mah. Şehit Asım Cad. Şehit Dursun Bakan Sok. No: 11 Beşiktaş / İstanbul